AVCININ ŞEBEKESİNE AYAĞI DOLAŞAN KUŞLAR

Başkentler başkenti Cennetten sürgünler ülkesi dünyâya gönderilen insanoğlu, büyük bir özlem duyduğu asıl vatanına kanatlanabilmek için avcının şebekesine ayağı dolaşan kuş misali çırpınıp durur. Allah dostlarının ifâdesiyle “Abdestle mâsivadan infisâl eden musalli, namazla Hakk’a ittisâl eder.” Bunun içindir ki güzelce abdest alan Mü’min, avcının şebekesi mesâbesinde olan mâsivadan...

Okumaya Devam Et

NAMAZ MÜSLÜMANIN KIRMIZI ÇİZGİSİDİR

Zaman zaman ekranlarda alnını bir defâ dahi secdeye koymayanların, “Siz onlara bakmayın, İslâm hoşgörü dînidir, biz ‘Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil, yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz değil’ diyen Yûnusların, ‘Gel, gel, ne olursan ol yine gel; ister kâfir, ister mecûsî, ister puta...

Okumaya Devam Et

SON NAMAZ

Henüz çocuk denilecek yaştaydım; âilemin ve özellikle annemin telkinleriyle, anlattığı kıssalardan aldığım hisselerle ara sıra kıldığım namazı artık sürekli kılmaya başlamıştım. Hâlâ zamana direnebilen kısımlarından anlaşıldığı kadarıyla usta eller tarafından örülmüş yarı kargir, esen rüzgârın bir taraftan girip diğer taraftan çıktığı yarı ahşaptan yapılmış, inatla ayakta durmaya çalışan,...

Okumaya Devam Et

FETİH MUŞTUSU: NASR SÛRESİ

Bilindiği gibi Mü’minler, Mekke döneminde fakir ve güçsüzdü; müşriklerin kendilerine yaptıkları zulme karşılık verecek durumda da değillerdi. Hidâyet elçisi bu duruma çok üzülüyordu. Fakat Medine döneminde Allah Azze ve Celle’nin lütfuyla Mü’minler güçlenerek kendilerine haksızlık eden inkârcılara karşı kendilerini müdafaa edecek duruma geldiler ve sonrasında fetihler başladı. Ve...

Okumaya Devam Et

TEBBET SÛRESİ: MUKADDESATA UZANAN ELLER KURUSUN!

Allah Rasûlü’nün ﷺ en yakın akrabalarından olmasına rağmen düşmanca davranışlar sergilemekten bir an bile geri durmayan amcası Ebû Leheb ve karısının yerildiği, onlar gibi servet ve gücüne mağrur olanların karşılaşacakları hazîn âkibeti haber veren bu sûrenin Allah Azze ve Celle’nin وَاَنْذِرْ عَشيرَتَكَ الْاَقْرَبينَ / (Önce) en yakın akrabanı...

Okumaya Devam Et

YA HEP İSLÂM YA HİÇ İSLÂM’IN İLANI: KÂFİRÛN SÛRESİ

Peygamber-i Ekber’i ﷺ yolundan alıkoymak, alıkoyamazlarsa da İslâm’ın içini boşaltabilmek için küfür yobazları: “Bırak bu tuttuğun da’vâyı biz sana istediğin kadar mal, servet verelim, kızlarımızdan dilediğinle evlendirelim ve seni üzerimize melik yapalım, eğer bunu yapmazsan gel bizim ilâhlarımıza tap, biz de senin ilâhına tapalım, birlikte hareket edelim, böylece...

Okumaya Devam Et

İSTİKBÂL MUŞTUSU: KEVSER SÛRESİ

Her zaman ve zeminde îmân, küfrün karşısına dikilmeye devâm edeceği gibi küfür de asla pes etmeyecek, belki kılık ve taktik değiştirerek kıyâmet sabahına kadar varlığını devâm ettirecektir. Nitekim Peygamber-i Ekber ﷺ nübüvvet mücâdelesine başladığında müşrikler evvelâ pasif direniş göstererek yok sayma taktiği uygulamışlardı. Fakat bu yöntemle başarılı olamadıklarını,...

Okumaya Devam Et

KUREYŞ SÛRESİ: ÜLFETE DEĞİL ÜLFETİ VERENE SECDELER OLSUN!

“فَاقْرَؤُا مَا تَيَسَّرَ مِنَ الْقُرْاٰنِ /Artık Kur’ân’dan kolayınıza geleni okuyun.” âyet-i kerîmesinden hareketle ulemamız Kur’ân-ı Kerîm’in bütün sûreleriyle kıraatin câiz olduğunu söylemesine rağmen belki daha çok Mü’minin hâfızasında olduğu için ya da namazlarda daha sık okunduğu için Fil’den Nas’a kadar olan sûreler halk arasında “namaz sûreleri” olarak tesmiye...

Okumaya Devam Et

YETİMİ KUCAKLAYAN CİMRİYİ-RİYÂKÂRI SARSAN SÛRE: MA’ÛN SÛRESİ

اَرَاَيْتَ الَّذي يُكَذِّبُ بِالدّينِ /Gördün mü, o hesap ve ceza gününü yalanlayanı! فَذٰلِكَ الَّذي يَدُعُّ الْيَتيمَ وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْكين /İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi teşvik etmeyen kimsedir. فَوَيْلٌ لِلْمُصَلّينَ اَلَّذينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ اَلَّذينَ هُمْ يُرَٓاؤُنَ /Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki  onlar...

Okumaya Devam Et

ADEVİYYE’DEN YÜKSELEN SES: “HASBUNELLAHU VE Nİ’ME’L-VEKİL”

Allah Rasûlü (ﷺ) Mi’râca çıkarken Mısır tarafından gelen güzel kokular hissedince “Ma hazihi raiha ya cibril / Bu koku da neyin nesi ya Cebrail?” diye sorar yol arkadaşına. Hz. Cebrail “ Hazihi raihatü maşide/ Bu Maşite’nin kokusudur.” şeklinde cevap verir. Evvelâ Tahrir Meydanından çağdaş Firavun’a Maşitevâri direnen Aişelerin,...

Okumaya Devam Et