ANADOLU’YA RUH VEREN BİR VELİ: BATMANLI SEYYİD MUHAMMED MA’RUF HAZRETLERİ

Anadolu'nun öncülerinden, mana dünyamızın büyüklerinden Seyyid Ma’ruf Efendi Hazretleri'nin irfan dünyasına dair; oğlu ile söyleşi yaptık. Öncelikle Hüküm Dergisi olarak bizi misafir ettiğiniz için teşekkür ediyoruz. Estağfirullah. Babamızın vefat tarihi olan 20 Ekim 2017’den beri her sene 20 Ekim’de hem babamızın hayrına...

Okumaya Devam Et

SON NAMAZ

Henüz çocuk denilecek yaştaydım; âilemin ve özellikle annemin telkinleriyle, anlattığı kıssalardan aldığım hisselerle ara sıra kıldığım namazı artık sürekli kılmaya başlamıştım. Hâlâ zamana direnebilen kısımlarından anlaşıldığı kadarıyla usta eller tarafından örülmüş yarı kargir, esen rüzgârın bir taraftan girip diğer taraftan çıktığı yarı ahşaptan yapılmış, inatla ayakta durmaya çalışan,...

Okumaya Devam Et

KALEMİYLE KÜFRÜN BELİNİ KIRAN ADAM: BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ

Said Nursi Hazretleri, iman, fikir ve aksiyon yolunun kol başı Alim-i Rabbânilerinden… Kudemanın menheci üzerinde yürüdü, istifhamları, şüpheleri giderdi. Ulûm-u İslâmiyye’yi bütün şubeleriyle tahsil etti. Tedrisat sürecinde medreselerde okutulan “sıra kitapları” yanında başka eserler de ezberledi. Muhtemel bir tufanda hayat mücadelesi vermek için insanın muhtaç olduğu her şeyi...

Okumaya Devam Et

HÜRRİYETİMİZ NİZÂM-I İSLÂM

Âdemoğlu her şeyi hesapsız bir şekilde yapmak, mutlak hür olmak peşindedir. Herkesin kısıtlama olmaksızın bir hayat istemesi tabiidir. Fakat hayat her zaman istediğimiz gibi olmayabilir. Her ne kadar istemesek de katlanmak zorunda olduğumuz bir takım durumlar/ kaideler vardır ve dâimâ var olmaya devam edecektir. İnsan yaratılış gereği yalnız...

Okumaya Devam Et

PRENSESLER ÜLKESİ…

Bir prensesler ülkesi benim ülkem… Yok yok her zaman böyle değildi. Önceden hanımsultanlar vardı. Sayıları nihayet hanedan kadardı. Paşalar bu hünkar kızlarıyla evlenirken ömür boyu el pençe divan duracaklarını bilirlerdi. Devşirmelerdi birçoğu. Padişahın kullarıydı. Efendilerinin en kıymetli emanetleri kerimeleri ile izdivaç ikbalin zirvesiydi. Sayıları da yaptıkları da bir...

Okumaya Devam Et

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ PROJESİ -2- “AKADEMİK SAHTEKÂRLIK”

Son bir asırdır köşe başını tutmuş sosyologlarımız, entelektüel hukukçu ve siyasetçilerimiz Batı sosyolojisine bağımlılık derecesinde teslim olmuşlardır. Batı sosyolojisinin terimleri, kuramları, teorileri ve metodları ile Türk toplumunun yapısını incelemeye, analiz edip neticelendirmeye çalışmakta ve bununla ictimâî sorunlara çare bulacaklarına inanmaktadırlar. Oysa böylesi bir yaklaşımla değil problemlere çare olmak,...

Okumaya Devam Et

HASIMLARI NASIL SAHÂBE OLDU

Allah Rasûlü’nün (ﷺ) yaşadığı hayat, risâlet davasının en büyük şahitlerindendir. Sahâbe (t) o hayata bakarak Müslüman oldu. O’nu yakından görenler bütün menfi propagandaları bir tarafa iterek “Bu yüz, yalancının yüzü olamaz.” diyerek Müslüman oldu. Sahâbe (t) onu tanıyınca önceki hayat tarzlarını bütünüyle terketti. Öyle değişti öyle bambaşka insan...

Okumaya Devam Et

ZERDÜŞT DE BUDA DA EFENDİMİZ’İN (ﷺ) GELECEĞİNİ MÜJDELEDİ

Hz. Adem’den (عليه السلام) Hz. Muhammed’e (ﷺ) kadar bütün dinlerin ortak adı olan İslâm, hakikat; sâir dinler ise o hakikate bakılarak icad edilen yanlışlardan ibarettir. Hadis-i şerifte, insanlığa 124.000 Peygamber geldiği haber verildiğine göre farklı diyarlara çok sayıda Peygamber gönderilmiştir. Nitekim İmam-ı Rabbanî Hazretleri, Mahmudzade Muhammed Said’e yazdığı...

Okumaya Devam Et

TEVRAT VE İNCİL HZ. MUHAMMED’İN RİSÂLETİNE (ﷺ) ŞEHÂDET EDİYOR

Yahudi sadece Allah Rasûlü’nün (ﷺ) fert, cemiyet ve devlet planında yapmış olduğu büyük inkılabı değil; Tevrat’ta O’nu müjdeleyen haberleri de inkâr etti. TEVRAT’TA ALLAH RASÛLÜ (ﷺ) Tahrif edilen Tevrat’ta hâlâ Allah Rasûlü’nün (ﷺ) risâletini tebşir eden ifadeler vardır: “Rab,...

Okumaya Devam Et

RİSÂLETLE GELEN BÜYÜK DEĞİŞİM

Yahudi on beş asır önce Allah Rasûlü’nü (ﷺ) niçin inkâr ettiyse günümüz ideolocyalarının mimarları da aynı nedenden dolayı İslâm’ı reddetmektedir. Yahudi, Kur’ân-ı Kerîm’i bütün hasselerini devre dışı bırakarak dinledi. Sömürü sisteminin devamı için bundan başka çaresinin olmadığını düşünmekteydi. Hakk’ı reddetmeye, küfürde ısrar etmeye şartlandı. İman etmesi durumunda sömürü...

Okumaya Devam Et