BİR YOLCUNUN SEFER NOTLARI

Vardar Nehri çağlayıp akarken biz de kenarında çay yudumladık, maziye dair derin muhabbetlere daldık. SULTAN FATİH’İN RÜYASI Sultan Fatih Muhammed Han Hazretleri’nden bahsederken tahsilini Bosna’da yapan Abdulhayy kardeşim söz alıp şunları söyledi: “Rivayet olunur ki Fatih Sultan Mehmed, Bosna’yı fethetmeden bir gün...

Okumaya Devam Et

BALKANLAR’IN MEDİNESİ, ÜSKÜP

Üsküp’e gidiyoruz…Köy camilerindeki minareleri görünce “Rumeli İslâm toprağı. Buralar bizim, bizim kalacak!” diye haykırası geliyor insanın… Üsküp’teyiz… Zihnimde Yahya Kemal’in “Kaybolan Şehir” şiiri olduğu hâlde Mustafa Paşa Camii avlusundan arkadaşlarla Üsküp’ü seyrediyoruz; beton yığınları arasında hâlâ mefâhiri söyleyen medreseler, azâmeti hatırlatan kubbeler ve kıyama duran...

Okumaya Devam Et

RUMELİ’DEKİ ANADOLU: GOSTİVAR

Yolun kıymeti, menzilinden gelir. Dünyanın kıymeti de menzilinin ahiret olmasıdır. Mü’min her yola çıkarken “Büyük Menzil” olan ahirete gidiyor gibi hazırlık yapar, yakınlarıyla helalleşir. Kalkandelen’den Gostivar’a giderken zihnimde dünyayı, Büyük Menzil’in yolu kabul edip geride sadaka-i cariye olan eserler bırakan ecdat vardı.

Okumaya Devam Et

SON BÜYÜK İSLÂM DEVLETİ OSMANLI, RUMELİ’DE HÂLÂ YAŞIYOR

Osmanlı’ya cihan devleti olma iradesi kazandıran “Mefâhir-i İslâmiyye” mahşeri, Meşhed-i Hüdâvendigâr’dan (Priştine) Osmanlı zamanında sancak (1455-1912) olan Prizren’e doğru yola çıktık. Şehre varınca gördük ki yıkılan ve yağmalanan tarihe rağmen Prizren hâlâ “OSMANLI İSLÂM DEVLETİ” aidiyetini muhafaza ediyor. Daha çok Türkçe ve Arnavutça konuşulan şehirde başınızı ne tarafa...

Okumaya Devam Et

EMPERYALİZMA’NIN GÖRDÜĞÜ, MÜSLÜMANLAR’IN KÖR KALDIĞI BÜYÜK GÜÇ; HİLÂFET-İ İSLÂMİYYE VE SULTAN MEHMED REŞAD’IN RUMELİ SEFERİ

Siyonizma’nın doğrudan müdahaleyle deviremediği Sultan II. Abdulhamid’i içeriden Yahudi adına devirmeye memur cemiyet, İttihat ve Terakki’nin hakimiyet yıllarında Balkanlar'da huzursuzluk had safhaya ulaştı. İttihat ve Terakki’nin Müslümanlara Hilâfet; sair tebaya ise Osmanlıcılık üzerinden yaklaşması, halkı devletin kimliğini sorgular konuma getirdi. Arnavutların İslâm’la tanışmalarına vesile olması hasebiyle büyük bir...

Okumaya Devam Et

NASRUN MİNALLAH / ZAFER ALLAH’TANDIR (ﷻ)

Müslüman, İslâm’ı yaşamaktan mesul olduğu gibi İslam’a göre yaşamaya çağırmaktan ve bu uğurda mücadele yapmaktan da mesuldür. Allah Rasûlü (ﷺ) bu mesuliyetinin gereği olarak muhacir oldu, Sahabe (ra) bunun için iman ve ihlas üzere kurdukları Medine’den ayrılıp cihana seferler yaptı. İSLÂM NE ZAMAN SAVAŞA MÜSAADE...

Okumaya Devam Et