YENİ BİR DÜNYA İÇİN WASHİNGTON DEĞİL İSTANBUL BAŞKENT OLSUN!

İstanbul, Kahire, Şam ve Bağdat; Medeniyet’in dört atlısıydı. İstanbul, zafer; Kahire ise ilim kürsüsü; Şam, Cennetü’l-Meşrık; Bağdat, Medinetü’s-Selam’dı. Biri muzdarip olunca diğerleri onun imdadına koşar, birinin acısı tamamının yüreğinde hissedilirdi. İstanbul Şamlıların, Şam-ı Şerif de İstanbullularındı. İstanbullular, babalarından kalan mülkten daha aziz görürdü Bağdat’ı; Diyarbakırlılar...

Okumaya Devam Et

EYMEN ŞA’BANİ: ULUSLARARASI SİSTEM BEŞŞAR’IN, ÜMMET İSE SURİYELİ MÜSLÜMANLARIN YANINDA

Suriye’deki olaylar iki yıla yaklaştı. Dünya sessizliğiyle Beşşar Esad’a destek vermeye devam ediyor. Hür ordu ise bütün strateji uzmanlarını hayrete düşüren başarılara imza atmakta. Süreci ve müslümanların son durumunu Suriyeliler Derneği Başkanı Eymen Şa’banî ve Suriyeli gazeteci Ahmet Fadıl ile konuştuk.

Okumaya Devam Et

RAMİZ,HEYSEM,ŞEYMAAA!!!

ABD, Suriye muhalefetini istediği gibi teşkil edemeyeceğini anlayınca safını Esed’in lehine daha da netleştirdi. Bunu da BM’yi Esed’e yardım ettirerek izhar etti. İran ve Rusya’nın desteğinde ise bir inkıta yok. İsrail de, İslam dünyasında yalnızlaşan rejime geçen ay bir uyarı/destek atışı yaptı. Bununla Müslümanlara, “Esed’in katliamlarına bakıp da...

Okumaya Devam Et

ONLAR DA İMAMDI

İlmiye sınıfının çoğu Çanakkale’de ve İstiklâl harbinde şehid olunca millete oldum olası tepeden bakanlar bir fırsat buldular, toplumu dönüştürmeye karar verdiler. Fakat önlerinde iki büyük engel vardı. Biri ilmiye sınıfının bâkiyesi, diğeri ise mahallelinin itimadını kazanan imam. Bunun için ilk adımı harf devrimiyle attılar. Bir gecede âlimleri bir...

Okumaya Devam Et

DEVRİM DENİNCE İMAMIN OĞLU NE ANLAR?

Bizim ilkokul yıllarımızda resmi bayramlarda kıyafet devrimini canlandırmak, Osmanlı’yı dolayısıyla da İslam’ı tahkir etmek modaydı. Ya da bizim öğretmenler bunu gelenek haline getirmişlerdi. Bu geleneğin acı çektirdiği yüzlerce mağdur arasında ben de varım. Bu yüzden ilkokuldaki, ilk günlerimi gazap okları üzerine çevrilen bir çocuk olarak hatırlıyorum. Beş yaşında...

Okumaya Devam Et

ADAMLAR ARANIYOR

Dünyanın değiştiremediği, maddenin dönüştüremediği yiğit adamlar aranıyor. Dilindeki selamı, elindeki kalemi ve hayatındaki İslamı’yla dünyaya nizam verecek büyük adamlar aranıyor. Durduğu yerin geldiği ve gideceği yeri unutturamadığı vefa abidesi adamlar aranıyor. Her ahval ve şerâitte davasını hevasından üstün tutan...

Okumaya Devam Et

BEKLENEN GENÇLİK

Yarınlar gençlere emanet edileceğine göre onların bugünden bu ağır emaneti taşıyabilecek kıvamda yetişmesi, bu ağır görevin sorumluluğunu, heyecanını, aşkını duyması gerekir. Gençlik, hayatın en fırtınalı mevsimidir. Zira insan fizikî güce, bedenî arzulara, pembe hayallere en ziyade bu mevsimde sahip olur. Sahip olduğu bu potansiyeli hizmet...

Okumaya Devam Et

İMAN VE HAREKETE VURULAN İKİ KELEPÇE: SİNEMA VE FUTBOL

İman, fikir ve amelde sentezi reddeden İslam, tarih boyunca ideolojilerle mücadele etmiştir. Her dönemde risalet münkir siyasete galip olmasına rağmen insan Allah’ın nizam sarayı mesabesinde olan İslam’ı sentezle ifsat etme marazından geri durmamıştır. İnsan, sentezde başarısız olunca ona alternatif sistemler inşa ederek ifsat faaliyetlerini daha farklı tasavvurlar üzerine...

Okumaya Devam Et

MÜSLÜMAN BURJUVA MASALININ SONUNA DOĞRU

Medeniyetin doğurduğu çocuklar şimdi onu boğmak istiyor. İlim, fikir ve harekette “muktedâ bih” olmasını akla ziyan görüyor. Tıpkı bir makama atandıktan sonra müstakim babalarının meclislerinde olmasından hicab duyan sekülarist çocuklar gibi, onlar da küfrün “mani-i terakki” olmakla bühtan ettiği İslam’la yan yana olmaktan rahatsızlık duyuyor.

Okumaya Devam Et

İMAM HATİP YENİ MEDRESE OLABİLİR Mİ?

İlim bir süvari gibidir. Bazen gittiği yerde o kadar uzun süreli ikamet eder ki insanlar onu orada doğdu, hep orada yaşayacak zanneder. Ne var ki ilim, gün gelir gurbete çıkar, bir ülkeden diğerine gider, bir daha ya döner ya dönmez. Endülüs kadim zamanlarda ilmin yurduydu,...

Okumaya Devam Et