EMPERYALİZMA’NIN GÖRDÜĞÜ, MÜSLÜMANLAR’IN KÖR KALDIĞI BÜYÜK GÜÇ; HİLÂFET-İ İSLÂMİYYE VE SULTAN MEHMED REŞAD’IN RUMELİ SEFERİ

Siyonizma’nın doğrudan müdahaleyle deviremediği Sultan II. Abdulhamid’i içeriden Yahudi adına devirmeye memur cemiyet, İttihat ve Terakki’nin hakimiyet yıllarında Balkanlar'da huzursuzluk had safhaya ulaştı. İttihat ve Terakki’nin Müslümanlara Hilâfet; sair tebaya ise Osmanlıcılık üzerinden yaklaşması, halkı devletin kimliğini sorgular konuma getirdi. Arnavutların İslâm’la tanışmalarına vesile olması hasebiyle büyük bir...

Okumaya Devam Et

AŞK, VECD VE CİHAD YOLUNDA MÂVERÂ YÜRÜYÜŞÜ

Medine “Başkentler Başkenti”, bütün mekânlar ve zamanlar ise “sürgünler ülkesi”dir. Veliler, sürgünler ülkesindeki Mü’minleri Allah Rasûlü’nün ﷺ asrındaki liyakat payından ve üstünlük ölçüsünden nasibdâr olabilmek için Başkentler Başkenti Medine’ye çağırır. Çünkü Medine bize, cennetin öz ülkemiz, dünyanın ise sürgün yeri olduğunu anlatır. Başkentler Başkenti’ne aşkla,...

Okumaya Devam Et

BUGÜN BAYRAM ÇOCUKLAR

Barut kokusu, yetim çığlıkları, genç kadınların ağıtları arasında susuzluktan çatlayan toprağa düşen bir yağmur gibidir Âlem-i İslam’da Bayram… Acıları unutturur, yaralara merhem olur, namazla dağılan yürekleri, yıl boyu bir araya gelemeyen kardeşleri birleştirir, İngilizler’in çizdiği sınırlarla birbirinden ayrılan müminleri aynı idealler etrafında cem eder; Arakan’dan, Mağrib’e kadar aynı...

Okumaya Devam Et

HAREMEYN’DE KUDEMA MECLİSLERİ-1

Kadim zamanlardan yakın döneme kadar medreseler İslam şehirlerinin irtibat merkezleri, talebe-i ulum da “gönderilmeye değer olanı” taşıyan ulaklardı. Onlar bazen bir hadisi, bazen de bir râvîyi sormak için yüzlerce kilometre yol kat eder, en uzağı en yakın kılarlardı. Bir kitap Endülüs’te telif edilir daha mürekkebi kuramadan Mısır’a ulaşırdı.

Okumaya Devam Et

ORUÇ MEKTEBİNDE ŞAM VE ARAKAN MÜSLÜMANLARI

İbadetler Müslümanı tecritten alır, ümmet olmaya götürür. Bu yüzden namaz, tecritten tevhide bir rıhledir. Her gün şu kadar farklı evden, şu kadar insan günde beş defa namazda yekvücut olur. Musalli, namazın ahirinde sağa ve sola selam vererek yekvücut olduğu kardeşlerini murakabe eder. Hac da, tecritten tevhide bir yürüyüştür....

Okumaya Devam Et

YARDIM EDİN BİZE EY MÜSLÜMANLAR!

Darusselam, daha düne kadar ümmetin musallalarından biriydi. Kimi taş taşımış, kimi ekmek parasından arta kalanı vermiş, kimi de sanatıyla katkıda bulunmuştu. Evet o, mahalle sakinlerinin en helal paralarıyla yaptığı bir İslam mabediydi. Adını, selamı anlatsın, barışı resmetsin diye Darusselam koymuşlardı. Müslümanlar günde beş defa orada toplanır, hallerini Allah...

Okumaya Devam Et

MUHTEŞEM ZAMANLARA BİSMİLLAH

Kadim zamanların ictimaî ve iktisadi alandaki büyük adımları peygamberlerin öncülüğünde atıldı. Hz. Adem çiftçi, Nuh marangoz, İdris terzi, Davud demirci, Musa çoban, İbrahim çiftçi, Salih (aleyhimusselam) tüccardı (Hakim, Müstedrek, II, 596). Zekeriyya (aleyhisselam) da marangozluk yapar, nafakasından arta kalan kazancı tasadduk ederdi (el-Hallâl, el-Hassu ala’t-Ticâre, 60).

Okumaya Devam Et

MİLLİ GÖRÜŞ VE BÜYÜK DOĞU: İKİ AYRI BAŞLIKTA TEK BİR MEDENİYET PROJESİ

Akif ömrünü İslam coğrafyasını uyandırmaya adadı. İkbal, Kurtuba Camii’ni, Tarık’ın Duası’nı, Şikayet ve Yakarış’ı yazdı. Mustafa Sabri Efendi, Hasan el-Benna, Bediuzzaman, Seyyid Kutup, Ebu’l-Hasan en-Nedvî hâle çare aradı. Üstat Necip Fazıl, fikirde istikameti tayin etti. Erbakan Hoca, siyasi krizin aşılması noktasında somut adımlar attı. Milli Görüş, Sünnet ve...

Okumaya Devam Et

HACI AYDIN DOĞAN’IN HATTI MÜDAFAASI

Bizde aydın, her duruma uyum sağlayabilen çok değişkenli insan demektir. Zuhur ettiği günden beri de “şakile”si değişmemiştir. O kadar ki mal sahibinin kim olduğuna bakmadan “atiyye” mukabilinde her nevi yazı siparişi alabilir, ihale takip edebilir. Cerh ve tadil uzmanlık alanıdır. Her çeşit darbe ortamında ilgilileri memnun edecek yazılar...

Okumaya Devam Et