Ahmet AÇIKGÖZ, Arka Kapak, Hüküm Dergisi 85. Sayı, İhsan Şenocak, Makaleler

ÖLÜM VAKAR, ÖLÜM KARARDIR

Ağaran saçlarda

Yüz çizgilerinde

Ötelere gidişin işaretleri var…

Okuyabilirsen

Her gün biraz biraz ölüyorsun

diyor kopan takvim yaprakları.

Güz gününde düşen yapraklar

insanlarla dolu mezarlıklar

Gün doğumundan gün batımına

ayarlı zamanlar

Vakit tamam olunca

Duymayan kulaklar

Görmeyen gözler

Bedeni taşımayan ayaklar

Ölüm, adım adım geliyor der.


Ölümsüzlüğü tadanın gözünde

Kurtuluştur ölüm.

Mâverâ’ya akan bir nehir gibi

Ebediyet ummanına varıştır ölüm.

Ölüm Vakardır

Ölüm göklerden gelen bir karardır.

Karar okununca

Susar ağalar, paşalar

Islak gözler

Hüküm Allah’ındır der.

Yer gök ağlar

Seccade

Sadaka taşı

Yetim çocuklar

Fukara evleri

Mü’min ölünce nemlenir gözler.

Melekü’l-mevt gelince

Hesap kitap biter

Yalnız ölüm konuşur.


Ölümü unutana iki defa ölüm vardır;

Sirenler çalınca

Savaş uçakları ölüm kusar

Çocuklar Cennete uyanır

Katiller Cehennem için ölür.

Enkaz altından çocuk bedenleri

çıkarılırken

Annelerin dünyası kararır

Güneş simsiyah olur annenin gözünde

Bakışlar semada bir noktaya uzanır

Çocuklar ölünce hüzünden annelerin

Saçları ağarır,

Cenneti yalnız rüyalarda görürler.

Veliler “Şeb-i Arûs” der ölüme

Kimi dar ağacına giderken

Kimi kırbaç yerken

Kimi yatakta ölümü istikbal ederken

Ders halkasındaymış gibi cevap verir

suallere.

Varlığını milletinin fakirliği üzerine

kuranlara inat

Sekerât-ı mevtte

Mü’min babalar

Alın kağıdı, yazın borçlarımı der

Ağlayan Evlatlarına.


Anne, evlat, eş dost bakacak

Yalnız ölecek insan

Kabirde yalnız, mahşerde yalnız

divana duracak.

En çok ağlayanlar bile alışacak

yokluğuna

Adın geçtiğinde belki gözleri dolacak

dostlarının, o kadar.

Çünkü sen ölmek için doğdun

Niçin alışmasın ki insanlar yokluğuna.

Kanat’ın efendisi de öldüyse

Ona kavuşmak varken

Tul-u emellere takılmak niye?

Gözlerimiz sonsuza meftun olduğunda

Ölüme “lebbeyk” demek

Refik-i ala’ya

Ulaşmanın heyecanıyla.

Ölümsüzlük yok

Ölürken geride

Fatıma gibi bir kız

Ebubekir gibi bir dost bırakana.

Söyleyin;

Ölen Mü’minse

Bir daha ölmeyecek

İslâm lügatında ölüm

Sonbahar değil, bahardır.

Ölüm, ölüm meleğinin

Hak emrini tatbik edişi

Ruhun dirilişidir.

Ölüm fâninin Bad olana kavuşması

Affın, mağfiretin Mü’mine ulaşmasıdır.

Mü’minler ölmezler

Ölümsüzlük ülkesine göç ederler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir