Abdullah KADIOĞLU, Hüküm Dergisi 5. Sayı, Söyleşiler

M. ŞEVKET EYGİ: NECİP FAZIL İSLAMÎ UYANIŞIN BAYRAKTARIDIR

Hüküm: Büyük Doğu’nun ilk çıktığı zamanı hatırlıyor musunuz?

Şevket Eygi: 1943’te Büyük Doğu dergisi yayınlanmaya başladığında ilkokula giden küçük bir çocuktum. Bir gün tramvayın penceresinden, bir direğe yapıştırılmış Büyük Doğu çıkıyor ilanını görmüştüm. On yaşındaydım, tabiî alıp okuyamamıştım…

Hüküm: Büyük Doğu’nun çıktığı yıllarda Anadolu’da İslami neşriyatın durumu hangi noktadaydı? Bu çerçevede Büyük Doğu nasıl bir misyon üstlendi?

Şevket Eygi: 1945’e kadar tek parti rejimi, İsmet Paşa diktatörlüğü vardı. Müslümanların gazete ve dergi çıkartmasına izin verilmiyordu. Büyük Doğu başlangıçta edebî, fikri bir dergi olarak yayınlandı, daha sonra İslamî uyanışın bayrağı oldu.

Hüküm: Üstad’la tanışmanız ilk olarak nasıl ve nerede oldu? Tanışma sonrasındaki dostluğunuz ve birlikteliğiniz nasıldı?

Şevket Eygi: Galatasaray’da okurken Üstad bir ara günlük Büyük Doğu’yu günlük gazete olarak yayınlıyordu. Ziyaretine, sanırım 1951’de gitmiştim. Daha sonra vefatına kadar uzun yıllar sık sık görüştüm, sohbetlerinde bulundum, gazetelerimde makalelerini yayınladım, kitaplarını neşrettim. Kendisinden feyz aldığım, yaşça ve değerce büyüğüm olduğu için ölünceye kadar dostluğumuzu ve yakınlığımızı korudum. Bana bir harf öğretenin kölesi olurum.

Hüküm: Beraberliğiniz daha çok hangi meclislerde olurdu? Sürekli kaldığı ve yanına gittiğiniz özel bir meclis var mıydı?

Şevket Eygi: Siyasal Bilgiler Fakültesinde okuduğum yıllarda (1952-56) Üstad Ankara’ya geldiğinde birkaç arkadaşla birlikte muhakkak onunla görüşürdük. Bazen Ulus’taki tarihî İstanbul pastahanesinde, bazen bir evde. Hiç unutmam bir gün Üstad ile birlikte Keçiören’de eski Van mebusu İbrahim Arvas Bey’in evine gitmiştik. Geceleri geç vakitlere kadar süren sohbetleri hatırlıyorum. Merhum Üstad, çok güçlü ve cazibeli bir hatipti. Üstad Ankara’da Asrî Cezaevi’ne konduğu vakit arkadaşlarımla ziyaretine giderdik.

Hüküm: O yıllarda Müslüman gençler için Necip Fazıl ve Büyük Doğu ne anlam ifade ediyordu?

Şevket Eygi: 1940’lı, 50’li yıllarda Müslüman kesim iki zata üstad derdi. Biri Bediüzzaman Said Nursî hazretleri, diğeri Necip Fazıl. Necip Fazıl siyasî, fikrî, edebî, kültürel açıdan İslamî uyanış hareketinin bayraktarı idi. Bugünkü gelişmelerde onun çok katkısı vardır.

KÜFRÜN BUZDAĞINI ERİTEN ADAM

Hüküm: Bahsettiğiniz yıllarda Üniversiteli gençlerin fikri istikameti ne yöndeydi? Büyük Doğu’nun gençlik üzerindeki etkisine dair neler söylersiniz?

Şevket Eygi: Bundan elli altmış yıl önce, bugünkü gibi İslamcı bir gençlik yoktu. O tarihlerde sokaklarda, çok nadir istisnalar dışında, başı örtülü Müslüman kız öğrenciler, kültürlü genç hanımlar görülmezdi. Üstad kemiyetten çok, keyfiyete hizmet etmiş, sayıları çok olmazsa da şuurlu gençlerin yetişmesine vesile olmuştur. Biz Müslümanlar yakın tarihimizi iyi bilmiyoruz. Üstad, Ezan-ı Muhammedî okumanın bile suç olduğu çok karanlık günlerde önderlik ve hizmet etmiştir. Nitekim daha sonları şu mealde bir cümle sarf etmiştir: “Biz vaktiyle iki elimizi ağzımızın kenarına koyarak küfür buzdağını nefeslerimizle hohlayarak erittik ve sonra çamur deryası içinde kaldık…”

Hüküm: Çıktığı ilk Yıllarda İslami Cemaatlerin Büyük Doğu ya bakışı nasıldı?

Şevket Eygi: Merhum Şeyh ve kamil mürşid Süleyman Hilmi Efendi Hazretlerinin Kısıklı taraflarındaki bir mülkünü satıp parasını Necip Fazıl’a, hizmet etmesi için vermiş olduğunu duymuştum. Hizmet edenleri tenkit edenler her zaman çıkar ama Müslüman kesimin genelde Üstad’a bakışı müsbet olmuştur.

Hüküm: Zaman zaman Büyük Doğu’nun Anadolu sınırlarını aşamayan, Menderes’i desteklemek için çıkan bir mecmua olduğunu ifade edenler olur. Siz o dönemi yaşayan biri olarak neler söylersiniz, sizce Büyük Doğu tam olarak nerede duruyor?

Şevket Eygi: Üstad’ın Menderes’i desteklemesi ârizîdir. 1959’da, Büyük Doğu’nun kapağına boynuna kement atılan şaha kalkmış bir at resmi basmış ve Menderes’i CHP’nin tuzaklarından korunmaya çağırmıştır. Bence Büyük Doğu siyasî partilerin üzerinde kalmış, İslamî uyanış hareketinin bayrağı olmuştur.

Hüküm: Büyük Doğu’nun tasavvufun üniversiteye de taşınması noktasında ki etkisi hakkında neler söylersiniz?

Şevket Eygi: Necip Fazıl’ın ve Büyük Doğu’nun tesirinde kalmış, rahle-i tedrisinde yetişmiş bütün Müslümanlar Şeriat’a bağlı gerçek tasavvufun taraftarıdır.

ÜSTAD TABULARI YIKTI

Hüküm: Üstad’ın resmi tarihe karşı, gerçek tarihi anlatan eserleri medyada ve siyasi zeminde nasıl karşılandı?

Şevket Eygi: Üstad yakın tarihle ilgili tabuları, mitolojileri yıkmıştır. Benim çocukluğumda Sultan Abdülhamid’i hele Sultan Vahdettin’i övmek suçtu, büyük tepkiyle karşılanırdı. Üstad büyük bir cesaret göstererek bu konuda mücadele etmiş, gerçek tarihe hizmet vermiştir. En son, Sultan Vahdettin’le ilgili kitabından dolayı hapis cezasına mahkum olmuştu.

Üstad hizmet hayatı boyunca defalarca tutuklanmış, mahkemelerde sürünmüş, zindanlarda çile çekmiştir.

Hüküm: Bugün İslamî kesiminin neredeyse yekûnu Büyük Doğu’dan etkilenmiştir. Üstad’ın bu kadar etkili olmasını neye bağlıyorsunuz?

Şevket Eygi: Necip Fazıl’ın makalelerini, kitaplarını okuyup da az veya çok onun tesiri altında kalmamak mümkün değildir.

Hüküm: Üstad’ın yoğun olarak tenkit ettikleri kimlerdi?

Şevket Eygi: Üstad Kemalistleri, Kemalist ideolojiyi ağır şekilde tenkit etmiştir. O tarihî devamlılık, İslamî kimlik ve millî kültür taraftarı idi.

Hüküm: Üstad’ın takdirine muhatab olan kişilerin sayısı azdır. Bu az sayıdaki kişilerden biri de sizsiniz. Bu noktada neler söylersiniz?

Şevket Eygi: Yukarıda beyan etmiştim, o benim hem yaşça, hem de kıymetçe büyüğüm idi. Meşreb farklılıkları olmakla birlikte hayatında ve ölümünden sonra dostluğumu ve saygımı devam ettirdim. Onu tenkit etmek ve sorgulamak bendenize düşmez. Bir üstad olarak kendisinden çok şeyler öğrendim. Minnettarım. Cenab-ı Hak rahmetiyle muamele buyursun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir