Ahmet AÇIKGÖZ, Hüküm Dergisi 82. Sayı, İhsan Şenocak

BUYRUK

Kalkın,

Hazırlanın,

Yeniden Kur’an iniyor Hira’dan,

Medine’den,

Kudüs’ün yamaçlarından,

Sahabe geliyor dört bir yandan.

Şehir kaynıyor

Sistem köpürüyor

Yer ve gök mizan, “Nizam”dır diyor.

İbrahimlerin elleri baltada

Putlar son demlerini yaşıyor.

Çocuklar istikbal sırasında

Horozlar ezan vaktini haber veriyor.

Şarktan garba süvariler yol alırken

Gece örtüsünü açıyor,

Gün ağarıyor

Gençler kutlu yürüyüş için

derin uykulardan kalkıyor.

Kadınlar iffet örtülerini bürünmüş,

Kız çocuklarının önünde Fatıma

Aişe anneleri

Hatice rehberleri

yürüyorlar kardan aydınlık yollarda.

Çiçekler konuşuyor

Kuzular meleşiyor,

Karıncalar azimle çalışıyor,

Örümcek mücrim gözlere perde örerken.

Arının vızıltısında dirilişten nağmeler saklı.

Sonsuzluğa kanat vuran kuşlar,

her zamankinden daha heyacanlı

Karanlığa elvada demeye hazırlanıyor

insanlık.

Hakikatin safındaki her şey yitirdiği

manaya koşuyor.

Büyük bir yürüyüş var,

Bir asır sonra insanlar yeniden İslâm’a

dönüyor

Ümmete,

Hududa,

Millete,

Nizama,

İslâm’a koşuyor muzdaripler.

Sen de yerini al,

Safını belirle,

Nûh’un gemisine binecekler arasına karış.

Sevad-ı azamdan ayrılma.

Semayı ezan sesleri kapladı,

Gökler Kur’an’la yankılanıyor.

Dağlardan, denizlerden müjdeli haberler

geliyor.

Mevsim değişti,

Kutlu, mutlu masalar,

Devrim isimli şarkılar,

artık seksenlik ihtiyarların eğlencesi.

Kelimeler İslâm kokuyor,

terkiplerde şecaat var.

İstanbul’un seyrettiği bir şehrayinde,

Nur yükseliyor Bağdat’ın, Şam’ın,

Kudüs’ün ufuklarından.

Birazdan kumandanlar ataması olacak,

Buyruklar gelecek,

Başyücelik kurultayından.

Fermanlar çıkacak,

seferberliğe dair

iman ve fikir karargahından.

Düşmanı çökertecek emirler verilecek

yüceler otağında

anıtlar dikilecek şehir meydanlarına.

Yetimleri toplayın,

Şeker dağıtın çocuklara

amin alaylarında

cami avlularında

medrese odalarında.

Zeytini Kudüs’ten

Hurması Medine’den

Zemzemi Mekke’den getirin.

Yoktan var eden

Tohumdan ağaç

Geceden sabah

Zilletten izzet çıkaran Allah’ın hükmü

tecelli ediyor.

Namaza sığının,

Yorulduğunda asaya dayanan

Fecre kadar kıyamda duran

rükûdan, secdeye

yerden göklere kanat vuran sahabe gibi.

İmzalar atılıyor

Bu defa kesin,

sabah olacak.

Kim söz geçirebilir artık güneşe

Doğmasın diye.

Her çağın nağmesi ayrı olsa da

Güneşin doğmasıyla başlayacak destan.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir